Bitkinin diğer isimleri literatürde Japon palmiyesi veya yalancı sago palmiyesi olarak geçer. Cycadophyta familyasına aittir. Bu bitki görüntüsü ile inanılmaz bir görsel şölen oluşturur. Dekoratif yapısı sayesinde peyzaj uygulamalarında iç ve dış mekan düzenlemelerinde sıklıkla tercih edilir. Japon kökenli bir bitkidir. Japonlar arasında anlamlı bir öneme sahiptir. Adı literatürde sago palmiyesi olarak geçse de gerçek Palmiye ile ilgisi yoktur. Çünkü gerçek Palmiye hızlı büyür ve kullanım amacı itibariyle cycas bitkisinden çok farklıdır. Fakat sikas bitkisi görsellik oluşturmak amacıyla iç mekanda da oldukça sık kullanıldığından dolayı normal bildiğimiz palmiyeden çok daha farklı bir bitkidir. Sikas bitkisi gövde uzunluğu ile kendisini gösterir. Gövde uzunluğu ile anılmasının sebebi gövdesinin çok çok ağır büyüyor olmasıdır. Öyle ki senede 2 cm olarak bilinen bir değer vardır. Bu da gövde boyunun çok yavaş uzaması anlamına gelir ve gövdesi ne kadar uzun ise değeri de o kadar artar. Gövdesinin üzerinde uçları sivri yeşil yaprakları vardır. Yapraklar yukarı doğru bakarlar ve gövdesinin kahverengi oluşu yapraklarının ise yeşil oluşu bitkiye bambaşka bir görsellik katar. Bitkinin enteresan bir özelliği de şudur = Gövdesi ne kadar kısa olursa olsun, yaprak boyu, bitkinin kendini göstermesine yetecek büyüklükte olur.
BAKIMI
Cycas bitkisi yukarıda da bahsettiğimiz üzre, çok ağır büyür. Bitki ağır büyüdüğü için sabırla yetiştirilmesi gereken bir bitki olup, hastalık bulaşma özelliği çok fazla olmayan bir bitkidir. Bu yönüyle, yavaş büyüme konusundaki eksi yönünü, bakımının kolay olması ile fazlasıyla kapatır. Bir defa çok fazla sulamaya ihtiyaç yoktur. Bu bitki fazla suyu sevmez. Sadece toprağı kurudukça ıslatmak amacıyla sulama yapılır. Yani bitkiyi sularken, bardaktan boşalırcasına yağmur yağmış gibi sulamaya gerek yoktur.
Işık konusunda ister gölgede, ister güneşte, isterse iç mekanda olsun, size herhangi bir sorun yaşatmaz. Her ortamda varlığını sürdürebilen bir bitkidir; yeter ki hava donma derecesinde olmasın. !! Çünkü aşırı soğuksa, bu bitki ölebilir. Hatta sıcaklığın eksiye düşeceği günler takip edilip, birkaç gün öncesinden bitkinin üstüne koruyucu bir bez örtülür. Fakat bu da bitkinin % 100 korunacağını garanti etmez. Dolayısıyla bitki zaten yukarıda bahsettiğimiz gibi salon bitkisi olarak da çok fazla kullanıldığı için, bitkinin bu derece soğuktan etkilenmesi normaldir.
Makaslama konusunda, bitki, size en ufak bir zahmet vermeyecektir. Çünkü kendiliğinden formlanır. Herhangi bir budama ihtiyacı yoktur. Sadece öldüğüne kesin kanaat getirilen dalların budaması yapılır. Onun haricinde herhangi makaslamaya gerek bulunmamaktadır.
Gübreleme ile ilgili olarak, elbette bitki, gıdasını almak ister. Onu yeteri kadar beslemezseniz, yaprakları gıdasızlıktan dolayı sararabilir. Canlı ve diri yapısını muhafaza etmek için, 2 – 3 ayda bir gübreleme gerekir. Kış aylarında gübre atmaya çok gerek yoktur. Çünkü kışın, bitki duracağından dolayı, kendini dış dünyaya kapatacağı için, büyümesine de çok ihtiyaç yoktur.